Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/15110 E. 2010/20253 K. 09.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 15:34


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15110
KARAR NO : 2010/20253
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 56.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar kadastro tesbitinde davalılar adına tescil edilen taşınmaza farkında olmadan zeytin dikerek zeytinlik haline getirdiklerini, 30 yıldır zilyetliğin devam ettiğini ve ürünlerini topladıkarını, taşınmazın zeytinlik olarak 100.000 TL'ye satıldığını, tarla olarak satılsaydı 44.000 TL'ye satılabileceğini ileri sürerek, 56.000 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalılardan tahsiline karar verilmesi istemişlerdir.
Davalılar, davacıların hiçbir hakları olmadığını, zeytinlerin muris Cafer...tarafından dikildiğini bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece taşınmazı bedelsiz olarak kullanırken taşınmaz sahiplerinin haklarını gözetmeyen davacıların, taşınmaz yüksek bedelle satıldığında hak iddia etmelerinin iyiniyete aykırı olup, hukuken korunmaya layık olmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların, davalıların malik olduğu taşınmaza zeytin ağacı dikerek yetiştirdikleri anlaşılmaktadır.
MK.nun 722/1.maddesi gereğince "Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin ya da bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazisinin bütünleyici parçası olur." 2.fıkra hükmüne göre de "arazinin maliki de rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir."
MK.nun 723.maddesi gereğince ise "malzeme sökülüp alınmaz ise, arazi maliki malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.”
Davalılar adına kayıtlı tarla vasıflı 1429 parsel sayılı taşınmaz (çaplı taşınmaz) da davacıların iyiniyetinden söz edilemez. Mahallinde yapılan keşifte taraf tanıkları dinlenmiş, 1429 nolu parselin A harfi ile gösterilen kısmına zeytin ağaçlarını davacıların murisinin diktiği ve eskiden beri davacıların işleyip kullandığı anlaşılmış; davalılar da davacılar bu yeri işlemişlerse, gelirinden de yararlandıklarını savunarak, davacıların kullandığını kabul etmişlerdir.
Davacıların isteyebileceği giderler “Malzeme sökülüp alınmaz ise” MK'nun 723/3.maddesinde belirtilmiştir. Bu hükme göre hakimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı değeri geçmeyebilir. Anılan hüküm, esas itibariyle BK.nun 61 ve devam maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmenin özel bir halidir ve zenginleşmeyenin iade borcu doğmaz. Davacıların iyiniyetli olmadığı saptandığına göre; ifade edildiği üzere, malzeme sökülüp alınmaz ise, davacının yaptığı giderleri değil, giderler nedeniyle taşınmaz malikinin zenginleştiği miktarın iadesini isteyebileceği düşünülerek yargılama yapılmalıdır.
Davacıların zeytinlik haline getirip işledikleri yerin bu nedenle daha yüksek bedelle satıldığı iddia edildiğine göre davacıların yararlandıklarından fazla bir değer kazandırmış iseler o nisbette davalıların sebepsiz olarak zenginleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece taşınmazın 3. şahsa satış tarihi itibariyle davacı tarafından yapıldığı saptanacak olan giderleri yapılmamış olsa idi taşınmazın gerçek sürüm değeri ile davacının saptanacak giderleri yapmış olması halindeki taşınmazın gerçek sürüm değeri arasında bir fark olup olmadığı yapılacak bir keşifle belirlenmeli, aradaki fark kadar davalının sebepsiz zenginleştiği kabul edilmelidir. Ancak sebepsiz zenginleşmede iadede esas bozulan mameleki dengenin giderilmesi olup, davacı tarafın fakirleştiği miktarla sınırlı bir talep hakkı olduğu gözetilerek davacının kullanma karşılığı elde ettiği geliri de indirilerek iadeye hükmolunmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.