YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15172
KARAR NO : 2010/18297
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve birleşen dava dilekçesinde toplam 6.761,25 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile toplam 5.015 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacı … ve dava dışı eşi … …’nin maliki bulundukları dairenin 31.09.2004 tarihinde 24.000 TL bedel ile davalıya satıldığını, satış bedelini ödeyerek daireyi teslim … davalıya ayrıca tapu devri gerçekleştirilene kadar teminat olarak 26.000 TL bedelli bononun verildiğini, bu arada davacının eşi … …’nin vefat ettiğini, dairenin devrine yanaşmayan ve satıştan dönen davalının teminat olarak verilen bono bedelini icra kanalı ile davacıdan tahsil ettiğini belirterek 31.09.2004 – 31.10.2007 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL kira bedelinin … tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar (Mirasbırakan … … …’ın çocukları) vekili birleşen davada ise; aynı vakıalara dayanarak 01.10.2004 – 01.10.2007 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.761,25 TL kira bedelinin … tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı … … …’a ait dairenin 24.000 TL bedelle davalıya satışı konusunda anlaşma yapıldığını, dairenin tapusunun ileride verilecek olması nedeniyle 26.000 TL bedelli bononun davalıya teminat olarak verildiğini, ancak … … …’ın vefatından sonra mirasçıları olan davacıların dairenin tapusunu vermek istemediklerini, bu nedenle daireyi Ağustos 2005 tarihinde tahliye eden davalının, teminat olarak verilen bonoyu icraya koymak suretiyle satış bedelini tahsil ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, herhangi bir hak ve alacağa dayanmaksızın 2004 yılı … ayı ile 2007 yılı ekim ayı arasında davaya konu dairede kira ödemeden oturan davalıdan 5.150 TL kira alacağının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 76. maddesi uyarınca; davada olayları açıklamak ödevi davanın taraflarına; hukuksal nitelendirmeyi yapma ve uygulanması gereken yasa maddelerini belirleyip uygulama ödevi ise hâkime aittir. Davacılar vekilinin yargılama sırasındaki açıklamaları ile dava dilekçeleri kapsamı yorumladığında; davacıların, ödenmeyen kira bedellerinin tahsilini dava etmedikleri, davalarının, haricen yapılan taşınmaz mal satışından dönmesine rağmen işgalini sürdüren davalının (ecrimisil) tazminat(ı) ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır.
Somut olayda, davacıların müşterek maliki oldukları taşınmazı davalının 31.09.2004 tarihinde satın aldığı, ancak satıştan dönen davalının, davacıların mirasbırakanı … … … ve davacı … tarafından verilen teminat bonosunu icraya koyarak satış bedelini 10.10.2007 tarihinde tahsil ettiği anlaşılmaktadır.
Tapulu taşınmazların haricen satışı geçersizdir. Ne var ki 10.7.1940 … 1939/2 E. 1940/77 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince; haricen yapılan taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf taşınmaz malın kendisine verilmesi için karşı tarafı zorlayamaz. Verdiği bedel kendisine geri verilmeyen taraf, parası geri verilinceye kadar ecrimisil vermekle yükümlü değildir.
Yukarıda anlatılan olgular karşısında, asıl davanın 11.10.2007 – 31.10.2007 tarihleri arasındaki dönem için kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.