YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15364
KARAR NO : 2010/19765
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.037,00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, taşınmazlarda bulunan “…Vakfı” ve “… Vakfı” şerhleri nedeniyle yatırılan toplam 2.037,00 lira taviz bedelinin, vakıf türünün gayrisahih olması nedeniyle istirdatı talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, avukat bilirkişiye dosya üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında dosya üzerinden alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk toprakları içinde olup olmadığının dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkartılması doğru olmaz. O yüzden incelemenin keşfen yapılması, taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi gerekir.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır.
Hal böyle olunca, taşınmaza ait tapu kaydı ilk tesisinden getirtilmeli, vakfı durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, Vakıflar Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK’nun 275.maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk kürsüsünden tayin olunacak bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.