YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15379
KARAR NO : 2010/17795
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 21.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Temyiz isteminin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi uyarınca, tahsiline hükmedilen miktar duruşma sınırı altında kaldığından istemin reddi gerekmiştir.
Dava dilekçesinde; davacıların müşterek mülkiyetinde bulunan taşınmazın 03.04.1990 tarihinden beri davalıların kullanımında olduğu, davalıların kiracı oldukları iddiasıyla taşınmazı kullanmalarına rağmen açılan dava sonucunda geçersiz olan sözleşmenin iptaline karar verildiği ileri sürülerek 2003 yılı Mayıs ayından 2008 yılı Mayıs ayına kadarki dönem için 21.000 TL ecrimisilin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 9.853,06 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, ecrimisil davalarında alacak miktarı, kira esasına göre belirlenebileceği gibi şartları ve talep mevcut ise taşınmazdan elde edilebilecek ürün gelirine göre de tespit edilebilir.
Davaya konu taşınmaz tapuda tarla vasfı ile kayıtlı olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda badem ağacı dikilmiş olsaydı elde edilebilecek gelire göre ecrimisil hesabı yapılmıştır. Oysa ki; davalı taşınmazı boş olarak kiraladığını savunmuş olup, keşif sırasında taşınmaz üzerinde herhangi bir badem ağacı bulunup bulunmadığı da mevcut raporlardan anlaşılamamaktadır. Davacıların da taşınmaz üzerinde badem ağacı … olduğuna dair herhangi bir iddiaları bulunmamaktadır.
O halde, davalı savunması üzerinde durularak taşınmaz üzerindebadem ağacı bulunup bulunmadığı ve davalıların taşınmazı ne şekilde (boş tarla ya da badem bahçesi) kullanmaya başladıkları araştırılmalıdır. Boş tarla olarak kiralayıp bu şekilde kullanmaya başladıklarının anlaşılması halinde ise … olarak değil çevrede yaygın olarak elde edilen herhangi bir tarla ürünü esas alınarak ecrimisil hesaplanmalıdır.
Mahkemece, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi yanlış olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.