Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/15494 E. 2010/15528 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15494
KARAR NO : 2010/15528
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali-tenkisi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar muris … …’in tapu ile . maliki bulunduğu taşınmazdaki hak ve hissesinin tamamını 13.04.1999 tarihli vasiyetname ile davalıya bağışladığını, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin temyiz kudretini haiz olmadığını, heyet raporu alınması gerekirken sadece bir doktor tarafından düzenlenen raporla işlem yapıldığını, davalının kendisi ile evlenmeyeceği yönünde baskı kurduğunu, düzenlenen vasiyetname ile saklı paylarının ihlal edildiğini ileri sürerek, vasiyetnamenin iptaline ve tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı,yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; BK.nun 31.maddesi (irade sakatlığı) koşullarının oluşmadığı, korkutma, aldatma ve yanıltma olmadığı, özellikle murisin saklı payları zedeleme kasdının bulunmadığı, asıl amacının ölünceye kadar bakma şartıyla taşınmazı eşine devretme iradesini taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Tenkis davası, murisin saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (teberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için murisin ölümüne bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olması ön koşuldur. Mahfuz hisselerin zedelenip zedenlemediğinin tespiti, terekenin tümüyle bilinmesine bağlıdır. Öncelikle tereke aktifi ve pasifiyle hesaplanmalı, pasifler indirildikten sonra net tereke bulunmalıdır. Buna göre tespit edilen tasarruf oranı aşılmış ise mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda veya mahfuz hisseyi ihlal kasdının varlığı anlaşılan diğerlerinde özellikle, muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken yasadaki sıralamaya uyulmalıdır.
Mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesi gözetilmeli, dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın önce ölüme bağlı tasarruflar, sonra da sağlar arası tasarruflar tenkise tabi tutulmalıdır.
Murisin davalı eşi ile davacı çocukları mirasçıdırlar. Dava konusu mesken, vasiyetname ile davalı eşe bağışlanmıştır. Dava, davacıların tasarruf nisaplarına tecavüz edilmesine dayalı olarak açılmıştır.
Öte yandan davacılar murisin temyiz kudretini haiz olmadığını iddia ederek, alınan doktor raporunun yetersiz olduğunu iddia etmişlerdir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar içerisinde davacıların iddiaları üzerinde durularak inceleme yapılmalı ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.