YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15536
KARAR NO : 2010/17907
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.100 lira alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.900 TL için itirazın iptali cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait aracı harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, ancak daha sonra aracın devrini vermediği için ödediği araç bedeli 3.100 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının araç bedeli olarak davalıya 2.900 TL ödediğini, satış sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğunu, ancak aracın halen davacıda bulunduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 2.900 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 16.11.2008 tarihli harici satış sözleşmesi ile davalı (satıcı) tarafından davacı (alıcı) ya dava konusu 16 BN 017 plakalı aracın 3.100 TL’ye satıldığı ve 2.900 TL’nin peşin ödendiği kararlaştırılmıştır. Araç satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için sözleşme geçerli değildir.
Davada, geçersiz sözleşme gereğince ödenen paranın iadesi talep edilmektedir.
BK’nun 61 vd.maddeleri gereğince, geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut sona ermiş bir nedenle ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak sebepsiz zenginleşme gerçekleşir. Kazandırma yapılırken ortada bir hukuksal neden bulunmamakla birlikte ileride gerçekleşecek bir neden gözönüne alınmışsa, bunun gerçekleşmemesi üzerine “gerçekleşmeyen nedene dayanan zenginleşme” sözkonusu olur. Sebepsiz zenginleşme hangi yolla gerçekleşmiş olursa olsun sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.
Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma veya çoğalma dava konusu aracın davacı tarafından davalıya teslim edildiği tarihte gerçekleşir.
Bu durumda davalı tarafın, dava konusu aracın halen davacının elinde olduğu iddia edildiğine göre, mahkemece bu hususun araştırılması gerekir. Aracın davacının elinde olduğu anlaşılırsa, sebepsiz zenginleşme koşulları oluşmadığından davanın reddi gerekir. Aksi halde, yani aracın iade edildiği anlaşıldığı takdirde, iade anına kadar davacı tarafından kullanıldığı (yararlanıldığı) için iade tarihindeki değerinin araştırılarak alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre hüküm kurmak olmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.