Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/15765 E. 2010/18740 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15765
KARAR NO : 2010/18740
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde ıslahla 75.277,08 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, tarafların paydaş bulunduğu taşınmazın haksız işgali nedeniyle önceki dönem ecrimisil isteminin mahkemece kabul edilerek kesinleştiği, takip eden Ocak 2005-Aralık 2009 dönemi için ıslahla 75.277 TL ecrimisil istenilmiş; mahkemece bilirkişiler raporu doğrultusunda ıslahla artırılan miktar da gözetilerek istemin kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı taraf … beri dava konusu taşınmazı kullanmadıklarını, işgallerinin bulunmadığını savunmuş, bu yönde delilleri olduğunu bildirilmiş olup mahkemece, bildirilen deliller ve özellikle tanıklar dinlenmeden hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, fazlaya dair hak saklı tutularak açılan davadaki istem, alacağın tamamı veya son kısmı olmadığına göre kısmi dava niteliğinde olup, kısmi dava ancak konusu oluşturan bölümle ilgili zamanaşımını …, ek dava ya da ıslahla artırılan kısım için önceki kısmi davanın zamanaşımına etkisi bulunmaz. Buna göre somut olayda 31.12.2009 tarihinde kısmi dava açılıp 13.5.2010 tarihinde ıslah talebiyle müddeabih artırıldığına ve davalı tarafça süresinde zamanaşımı savunmasında bulunulduğuna göre, “ıslahla artırılan kısım için” 5 yıllık zamanaşımının ıslah tarihinden geriye doğru değerlendirilmesi gerekirken istemin tümüyle kabulü doğru görülmemiştir.
Ayrıca, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden geçerli olarak faiz uygulanması gerekirken fazla faiz tahakkuk edecek şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.