YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15958
KARAR NO : 2010/18478
KARAR TARİHİ : 09.11.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.947 lira asıl alacağın tahsili için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, … komisyonculuğu yapan davacının davalıya kiralamak için işyeri gösterdiğini, daha sonra davalının davacıyı devre dışı bırakarak kardeşi tarafından kiralandığını, yer gösterme bedeli olarak yıllık kiranın %12+KDV karşılığı 5.947 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, yer gösterme ve hizmet bedeli sözleşmesinin davalı tarafından imzalandığını, ancak davacının kiralama işinde mal sahibi ile biraraya getirmediğini, taşınmazı kiralayan Baha Ltd.Şti. adına imzalayan kiracı … …’in davalının kardeşi olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; sözleşme gereğince davalıya yer gösterildiği ve taşınmazın davalının kardeşi tarafından kiralanması nedeniyle davanın kabulü ile 5.947 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
BK’nun 404/3.maddesi uyarınca, “Gayrimenkul tellallığı sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerlik kazanmaz”. Hükümde yer … şekil … geçerlilik şartıdır. Şekil, sözleşmenin geçerlilik şartı olarak öngörüldüğü takdirde yazılı sözleşmenin tellallık sözleşmesinin unsurlarını kapsaması gerekir.
Taraflar arasında düzenlenen belge ise “Gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi” başlığını taşımakta, sözleşme metninde ise yalnızca sözkonusu taşınmazın gösterildiğinden ve ceza koşulundan sözedilmektedir.
BK’nun 404/ilk hükmüne göre, tellal ücret karşılığında bir akdin icrasına aracılık etmeyi üstlenir. Bu unsurları içermeyen … gösterme belgesi olarak düzenlenen yazılı belge tellallık sözleşmesi olarak geçerli sayılamaz. Bu itibarla taraflara arasındaki hukuki ilişkide tellallık sözleşmesi olarak nitelendirilemez.
Bu nedenle davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.