YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16337
KARAR NO : 2010/19648
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davalının müdahalesinin önlenmesi ve 20.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesi ve 20.000 TL ecrimisilin tahsili istenmiştir.
Mahkemece, kısa kararda; “Davacının davasının kısmen kabulü ile 5.462 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiş olmasına karşılık, gerekçeli kararda; “Davacının davasının kısmen kabulü ile , 5.462 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine Davalıların, davacının Refahiye ilçesi Camiişerif mah. 50 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki davacının payı olan 1/2 hissesine vaki olan elatmalarının önlemesine” ilişkin hüküm kurulmuştur.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan İçtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.