Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/16440 E. 2010/19814 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16440
KARAR NO : 2010/19814
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 130 TL yoksulluk nafakasının; davalının yetim aylığı alması ve davacının ise emekli olması nedeniyle gelirinin azalması karşısında kaldırılması istenilmiş; mahkemece, davalının tümüyle yoksulluğunun ortadan kalkmamasına rağmen davacının emekli olması nedeniyle yoksulluğa düştüğü, davalının yetim aylığı bulunduğu böylece nafakanın devam etmesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Oysa yoksulluk nafakasının kaldırılması için TMK.nun 176. Maddesinde öngörülen hususların varlığı halinde nafakanın kaldırılmasına karar verilebilir. Bunun için ya alacaklı tarafın yeniden evlenmesi , yada taraflardan birinin ölümü halinde nafaka kendiliğinden kalkacağı gibi, alacaklı tarafın evlenme olmasızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkemece nafakanın kaldırılmasına karar verilir.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Somut olayda davalı kadın lehine en son 27.2.2004 tarihinden geçerli olarak aylık 130 TL yoksulluk nafakası takdir edildiği, aynı zamanda davalının 18.4.2003 tarihinden beri yetim aylığı aldığı; buna karşın davacının çalıştığı işyerinden 15.09.2008 tarihinde emekli olduğu ve 900 TL maaş aldığı, 2004 tarihi itibariyle yaklaşık maaşının ise 750 TL civarında bulunduğu, medeni durumlarının ise aynı olduğu, 2004 tarihinden sonraki nafaka artırım istemlerinin ise reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sadece davacının emekli olması nedeniyle gelirinin bir miktar azaldığı ancak, 130 TL nafaka bağlanan 2004 tarihindeki maaşından daha fazla maaşı bulunduğu, davalının ise sosyal ve ekonomik durumuna göre yoksulluğunun (mahkemece de açıkça vurgulandığı gibi) ortadan kalkmadığı, dolayısı ile yasal bağlamda nafakanın kaldırılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Buna rağmen yasal olmayan gerekçeye dayalı olarak yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.