Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1666 E. 2010/5080 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1666
KARAR NO : 2010/5080
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde Serik İcra Müdürlüğünün 2008/6357 E.dosyasında 2.370 TL borçlu olmadığının tespiti %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı … vekili; 28.04.2003 tarihli vadeli satış sözleşmesi belgesi ile müvekkili hakkında Serik İcra Dairesinin 2008/6357 Esas sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, bu belgeye göre davalı …’ın sadece malı teslim eden olduğunu, belge muhatabının … … Tic.Ltd.Şti olduğunu, belgenin boş olarak müvekkilinden alındığını beyan ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; belge altındaki imzanın davacıya ait olduğunu, davalının şirketin sahibi olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .
Mahkemece, yazılı delille ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada uyuşmazlık takibe konu alacağın muhatabının dava dışı şirket olup olmadığı ve boş olarak verilen belgenin sonradan doldurulup doldurulmadığı noktasındadır.
Dosya içeriğinden; davacı hakkında icra takibine dayanak yapılan 28.04.2003 tarihli vadeli satış sözleşmesinde satıcının Taşağıl … … Ticaret Limited Şirketi olduğu, malı teslim eden kısmında Şirketinin ortağı ve yetkilisi olarak davalının adının ve imzasının olduğu anlaşılmaktadır. O halde, davalı satım sözleşmesinin taraflarından olmayıp, şirketin temsilcisi konumunda olmakla, satış bedelini ancak şirketin talep edebileceği gözetilerek, davanın kabulü gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.