Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/16674 E. 2011/907 K. 25.01.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 10:16


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16674
KARAR NO : 2011/907
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ



Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 10.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin 39.155,20 TL'ye yükseltilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılardan ... vekili ile ... vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı ... vek. Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.


Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların kardeş olduğunu, dava konusu taşınmazın açılan izale-i şuyu davası sonucunda satışına karar verildiğini; oysa, taşınmazın 2. kat inşaatının müvekkili tarafından yaptırıldığını iddia ederek; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin artırılarak 39.155,20 TL'ye çıkartılmıştır.
Davalılar, ortada bir zenginleşme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davacı, izale-i şuyu davası sonucunda satışına karar verilen taşınmaz üzerindeki binanın 2. katının kendisi tarafından yaptırıldığını, yaptığı bu masraf nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleştiğini ... sürerek; alacak talep etmektedir.

Sebepsiz zenginleşme de davacının geri alma hakkının buna karşın davalının geri verme borcunun doğması, bunların mal varlıklarının birbirinin zararına ve yararına olmak üzere karşılıklı yoksullaşma ve zenginleşmelerine bağlıdır ve bunun doğal sonucu olarak da, bu geri alma hak ve borcunun doğum anı, nedensiz yoksullaşma ve zenginleşme olgularının gerçekleştikleri andır. O halde, geri isteme hakkının kapsamı kural olarak, anılan hak ve borcun doğdukları tarihten daha önce belirlenemez. Zira, geri alma, bu yoksullaşma ve zenginleşmenin sonucudur ve bu olgular gerçekleşmeksizin geri alma söz konusu değildir.
Somut olayda, izale-i şuyu davası sonucunda, dava konusu taşınmaz (ihale ile) 18.03.2010 tarihinde satılmıştır. ... bu dava ise, taşınmaz satılmadan önce 11.05.2009 tarihinde açılmıştır. Taşınmaz bedelini davalılar almadan, davalıların sebepsiz zenginleştiğinden bahisle, alacak talebinde bulunulması yasal değildir. Başka bir ifadeyle, henüz sebepsiz zenginleşme olgusu gerçekleşmemiş olduğundan, davacının bu aşamada açtığı davanın reddi gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.