Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1682 E. 2010/6131 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1682
KARAR NO : 2010/6131
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.018 TL tellallık ücreti alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü , 5.818 TL’nin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 07.07.2005 tarihli tellallık sözleşmesi gereği aracılık hizmeti yaptığını, davalının kendisini devre dışı bırakarak taşınmazı satın aldığını ileri sürerek, 6.018.00 TL tellallık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Davalı daireyi kendi çabası ile satın aldığını, davacının katkısı bulunmadığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 5.818.00 TL’nin tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 07.07.2005 tarihli sözleşmede tellallık ücreti satın alma bedelinin %3 + KDV’si şeklinde kararlaştırılmış, aynı sözleşmede satın alma, davacıyı saf dışı bırakarak gerçekleşirse ücret %6+KDV’si olarak belirlenmiştir.
Davacı 85.000 TL satış bedelinin %6+KDV’si olan 5.100 TL+918 TL KDV olmak üzere toplam 6.018 TL tahsilini istemiştir. Sözleşmede kararlaştırılan ve talep edilen miktar cezai şart olup, geçerli ve tarafları bağlar. Taraflar cezanın miktarını tayin etmekte serbest iseler de, BK.nun 161/son maddesi hükmüne göre, hakim, fahiş gördüğü cezaları re’sen tenkis etmekte yükümlüdür. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların ikdisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranış ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tesbit edilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.