YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16967
KARAR NO : 2010/19198
KARAR TARİHİ : 25.11.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde eski hale getirme ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin kat maliki oldukları apartmanda davalının sahibi olduğu 9 nolu bağımsız bölümü iş yeri olarak kullandığını, kat malikleri kararı olmadan iş yeri olarak kullanımın mümkün olmadığını beyanla bu bağımsız bölümün mesken olarak kullanımının sağlanması, eski hale getirme ve tahliyesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Kat Mülkiyeti Kanununun 24.maddesi gereğince, mesken niteliğindeki bağmsız bölümde büro niteliğinde iş yeri açılmasının kat maliklerinin iznine bağlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, birden fazla parsel üzerinde kurulu, ortak yönetim planıyla yönetilen sitede eski hale getirme istemine ilişkindir.
Davaya konu birden fazla parsel üzerinde kurulu sitede, 5711 sayılı yasa ile değişik 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre toplu yapı yönetimine geçilmemiş olmakla, davacının talebi 634 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilemez. Uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözülmesi gerekir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilmeyen davalar ile yasanın açık biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzenine ilişkin olduğundan dava sonuçlanıncaya kadar resen nazara alınması gerekir.
O halde mahkemece davada konusu para ile ölçülemeyen talepler bulunmasından dolayı, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.