Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/17327 E. 2010/21128 K. 21.12.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 11:07
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17327
KARAR NO : 2010/21128
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4383 liralık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde ekmek imalatı yapan davalının, müvekkilinden un satın aldığını, ancak bedelini ödemediğini,bu bedelin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, iş bu karar Dairemiz tarafından “ MK. mad. 6 gereğince kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Davalı taraf davacı ile aralarındaki hukuki ilişkiyi inkar ettiğine göre davacı davalıya un sattığını ispat etmekle mükelleftir. Dilekçesinde sair deliller denmek suretiyle davacının yemin deliline dayandığının anlaşılması karşısında, davacı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılarak, yaptırılacak yeminin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkeme tarafından bozma kararına uyulmasına karar verilerek davacı tarafa “yemin “hakkının bulunduğu hatırlatılmış, çıkartılan yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalının duruşmaya gelmemesi üzerine davacının davasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalıya yemin davetiyesinin TK.nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği görülmüştür.
Ancak, Tebligat Yasasının 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28.maddesi uyarınca, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (HGK'nun 29.12. 1993 tarihli, 1993/18-778-876 sayılı kararı). Olayımızda ise, tebligat, Tebligat Kanunu madde 21’e göre yapılmış, ancak tebliğ hususu koşuya bildirilmemiştir. Bu hali ile de yemin davetiyesinin tebliğine dair tebligat geçersizdir.
Öyle ise mahkemece,yemin davetiyesinin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinden sonra, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.