Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/17465 E. 2010/21473 K. 23.12.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 23:07
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17465
KARAR NO : 2010/21473
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2200,00 TL alacağın birleşen dava ile 5000,00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi, birleşen davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı-k.davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin 2006 yılının Mayıs-Ağustos ayları arasında davalıların balya şöförlüğünü yaptığını, sezonluk olarak 3300,00 liraya anlaştıklarını ancak 1100,00 lira ödendiğini belirterek, bakiye 2200,00 lira alacağın davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-k.davacılar cevaplarında; davacı ile balya şöförlüğü hususunda anlaştıklarını ancak davacının "bağladığı balyaları kaydettiği defteri kaybettiğini" söylemesi üzerine köyleri dolaşması ve şahısları gördükçe hatırlayıp kaydetmesi istenince işi bıraktığını, defterin kaybolması nedeniyle alacaklarını toplayamayıp zarara uğradıklarını belirterek davanın reddi ile 5000,00 lira zararlarının yasal faizi ile davacı-k.davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 5000,00 lira maddi zararın davacı-k.davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı-k.davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, sezonun 2 ay sürdüğünü, tüm köyün birbirini tanıdığını, bu nedenle defter kaybının zarara neden olmayacağını bildirmişlerdir. Davalı-k.davacı tanıkları dahi, balya şöförünün her gün yapılan işi ve balyayı not aldığını, davacının da balya şöförü iken defteri kaybettiğini, davalıların 1 aylık çalışma ile ilgili bilgileri köylülerden sorarak toparladıklarını, 5-6 kişinin hesabının kaybedildiğini belirtmişlerdir.
Mahkemece tanık beyanları dışında herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan davalı-k.davacıların tazminat talebinin tamamına karar verilmiştir.
Oysa, tanık beyanları ile birlikte İlçe Tarım Müdürlüğünde işin süresi ve kapsamı, bedeli ile ilgili bilgiler ve davalıların geçmiş yıllardaki iş kayıtları ve belgeleri getirtilip dosyanın bilirkişiye verilerek belirtilen verilerin de gözönünde tutulması suretiyle davalı-k.davacıların zararının hesaplattırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirdi.
Belirtilen nedenlerle, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karşı davanın kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.