Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/17571 E. 2010/19476 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17571
KARAR NO : 2010/19476
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1610 lira tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde , müvekkili olan davacının ineklerini otlattığı sırada ,davalı şirkete ait şantiyeden büyük bir kayanın yuvarlanarak ineğine çarptığını beyan ederek 1610 TL. tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece , jandarmadan gelen tutanak içeriğine göre olay tarihinde her hangi bir taş kırma ya da dinamit patlatma olayının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, yargılama sırasında dinlenilen davacı tanıkları görgüye dayalı samimi ifadelerinde , olay günü aniden bir patlama sesi geldiğini yukarında parçalanmış şekilde … ve taş parçalarının yuvarlanarak bunlardan birinin davacının ineğine çarptığını ve ineğin olduğu yere yıkıldığını ifade etmişlerdir.
HUMK.’nun 240. maddesine göre,tanık beyanı takdiri bir delildir.Bu nedenle hakim,tanık ifadesi ile bağlı değildir.Tanığın doğru söylemediğine dair belirti ve delililer varsa , tanık beyanlarının aksi yönde de karar verebilir.Ancak,HUMK.’nun 254. maddesine göre aksine inandırıcı delil ve olaylar mevcut olmadıkça,asıl olan tanık beyanlarının doğru kabul edilmesidir.
Tespit edilen olgulara … düşmeyen ve davalı tarafından aksine inandırıcı delil ve olay gösterilmeyen davacı tanıklarının beyanların kabulüne değer görülmeyerek davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.