YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17613
KARAR NO : 2010/20829
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, evlilikleri süresince davalı ve ailesinin kendisine hakaret ettiğini, davalının kardeşini darp ederek kolunun kırılmasına sebep olduğunu ileri sürerek, aylık 250 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı iddianın yersiz olduğunu, davacının sorumluluklarından kaçmak istediğini bildirerek talebin reddini dilemiştir.
Mahkemece, (ayrı yaşama iddiası) ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun, 197.maddesine göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Somut olayda davacı kadın, ayrı yaşamakta haklılık iddiasına dayalı olarak tedbir nafakası istemektedir. Davacı, davalı eşi ve ailesi tarafından dövüldüğünü, dövmenin etkisi ile kolunun kırıldığını ve çocuğunu düşürdüğünü iddia etmiştir.
Olayda davalı tanıklarının anlatımları alınmış ise de, bu beyanlar geçimsizliğe ilişkin bulunmamaktadır.
Davacının 2-2,5 aylık iken anne karnında erken bebek ölümünün meydana geldiği, … Devlet Hastanesi Baştabipliğinin cevabından davacının sol el burkulması ve gerilmesi nedeniyle hastaneye başvurduğu tesbit edilmiştir. Ayrıca, İhsaniye Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında davacının kaynı ve eşi tarafından dövüldüğü iddiası incelenmiş, somut bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı cevabından tarafların, davalının ailesiyle aynı evde yaşadıkları ve dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının şiddet, dövmeye maruz kaldığı, davalının kusurlu olduğu anlaşıldığına göre davacı ayrı yaşamakta haklıdır. Mahkemece, davacının geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde TMK’nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.