YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1786
KARAR NO : 2010/5740
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.220 TL.ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; kardeş olan tarafların ortak muristen intikal eden taşınmaz üzerine aralarında anlaşarak kahvehane ve dükkan şeklinde bina yaptıkları, anlaşma uyarınca taşınmazların 1/2 şer oranda hisseli olmasına rağmen davalının 2000 yılından beri mevcut yerleri tek başına kullanıp kiraya verdiği ileri sürelerek, 2000 yılı ile 2005 yılları arasındaki süre için fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 8.220 TL.ecrimisilin tahsiline karar verilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1.2.2007 tarihinde açılmış ve geçmiş 2000 ile 2005 yılları arası için ecrimisil istenilmiştir. Mahkemece ecrimisil davalarında uygulanan 5.yıllık zamanaşımı süresi nedeniyle 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş ise de; davalı yan gerek cevap dilekçesinde gerekse yargılama aşamasında zamanaşımı def’inde bulunmamıştır. Bu durumda ileri sürülmeyen zamanaşımı def’inin mahkemece re’sen dikkate alınmayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Yine, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca ecrimisil davalarında her yıl ya da her dönem için (birer yıllık dönemler halinde) belirlenen ecrimisile dönem sonlarından itibaren işleyecek kademeli yasal faize hükmetmek gerekirken dava tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması da doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; davacının … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde 7.4.2003 tarihinde açtığı dava ile bu davada ecrimisil talep ettiği yerlerin arsa ve yapı bedellerini dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil ettiği gözetildiğinde, davacının o davanın açıldığı tarihten itibaren dava konusu yerlerden ecrimisil isteyemeyeceği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değilse de, verilen karar davalı tarafça temyiz edilmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.