Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/18308 E. 2010/21143 K. 21.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 20:16


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18308
KARAR NO : 2010/21143
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde toplam 6000 TL manevi tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalıların polis memuru olan davacıya görevini yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleri nedeni ile ceza mahkemesinde ceza aldıklarını beyan ederek bu eylem nedeni ile 3000 TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş, mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Haksız eylemden zarar gören kişilerin tazminat davalarında uygulanacak zamanaşımı sureleri BK.nun 60. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, haksız eylem nedeniyle açılacak tazminat davasının , haksız eylemi ve tazminatla yükümlü olan kişiyi öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı; 2. fıkra hükmünde de, şayet tazminat davasına konu olan haksız eylem aynı zamanda suç niteliğinde bulunur ve ceza hukukunda bu eylem için BK.nun 60/1. maddesindeki süreden daha uzun bir zamanaşımı kabul edilmiş olur ise; tazminat davasında da ceza hukukundaki bu uzamış zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüştür. Başka bir ifade ile, eğer tazminat isteği cezayı gerektiren bir eylemden doğmuşsa, medeni hukuk zamanaşımı süresi yerine, bir istisna olarak daha uzun olan ceza hukuku zamanaşımı süresi uygulanır.
BK.nun 60. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen uzamış (ceza) zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, fail hakkında ceza kovuşturması yapılmış ve ceza davası açılmış olması şart olmayıp ve fakat haksız eylemin ceza hukuku bakımından suç olması yeterlidir.
Somut olayda, tazminat davasına konu eylem, aynı zamanda suç niteliğini de taşıdığı için, davada uzamış ceza zamanaşımının tatbiki gerekecektir. Haksız eylemin tarihi 22.3.2006 olup, henüz cezai zamanaşımı süresi dolmamış bulunmaktadır.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.