Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/18446 E. 2010/22282 K. 30.12.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 02:54
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18446
KARAR NO : 2010/22282
KARAR TARİHİ : 30.12.2010
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı-k.davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 2001 yılında bağlanan 50,00 TL yoksulluk nafakasının 250,00 TL'ye çıkartılması, karşı davada ise bu nafakanın kaldırılması talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece yoksulluk nafakasının artırılmasına yönelik davanın reddi, kaldırılmasına yönelik karşı davanın ise kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı-k.davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK'nun 175.maddesinde "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." 176/4.maddesinde de "tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir" denmektedir.
Dosya kapsamından; davalı kadının 2005 yılından 2008 yılının 11.ayına kadar asgari ücretle çalıştığı, dava açıldığı tarihte ve yargılama sırasında çalışmadığı, iş bu dava açılmadan yaklaşık 9 ay önce çalışmasının sonlandığı, ablasının yanında kaldığı anlaşılmaktadır.
HGK'nun 1.5.2002 gün ve 2-397E., 399 K. sayılı ilamında "asgari ücretle çalışmakta bulunulmasının insanca yaşayıp geçinme olanağı sağlamayacağı" belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı kadın bu dava açılmadan önceki süreçte çalışmış ise de, hem asgari ücretle çalıştığı hem de dava açılmadan 9 ay önce çalışmanın sonlandığı ihtilafsızdır. Diğer bir deyişle önceki nafaka takdirindeki durum muhafaza edilmektedir.
O halde mahkemece, yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alınarak bir değerlendirme yapılıp, nafakanın kaldırılması talebinin reddi ile yoksulluk nafakasının bir miktar artırılması yönünde karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yanılgılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.