YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18753
KARAR NO : 2011/4430
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 55.540 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacının hissedarı olduğu taşınmazların davalı hissedarlar tarafından diğer davalı…Turz. ve Tic. Ltd. Şti. ye kiraya verilip, bu şirkete mecurun üçüncü kişilere kiralama hakkının da tanındığı, davalı şirketin de iki ayrı bölümü iki ayrı şirkete kiraya verdiği, halen davalı şirket ile birlikte taşınmazda üç kiracının bulunduğu, davacının bu işlemlerin hiç birine rıza ve izninin bulunmadığı gibi, hissesine isabet eden kira bedellerininde bu güne değin ödenmediği ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle tahsil edilen kira bedellerinden tapu hissesi oranında kendisine isabet eden 55.540 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle toplam 40.828,11 TL ecrimisilin tahakkuk ettiği her dönem sonu itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, haksız ve kötüniyetli işgalcinin ödemekle sorumlu olduğu bir tazminattır (TMK. 995. mad). Davada ise; davalılarla paydaş olduğu taşınmazın onlar tarafından kiraya verilerek elde edilen kira parasından davacı hissesine düşen kısmın tahsili istenilmiştir.
Bu durumda dava niteliği itibariyle diğer paydaşların taşınmazı davacı izni olmaksızın kiraya verip elde ettikleri menfaatin davacı payı oranında devri istemine ilişkindir. Vekaleti olmaksızın başkası namına iş yapan kişinin hak ve borçları ise Borçlar Kanununun 410 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Borçlar Kanununun 411.maddesi uyarınca başkası namına tasarrufta bulunan kimse her türlü ihmal ve ihtiyatsızlıktan mesuldür. Aynı Yasanın 414.maddesine göre de; kendi menfaati için yapılmamış olsa bile iş sahibi yapılan işten hasıl olan faydaları temellük hakkını haizdir. Temellük ettiği faydalara göre işi yapan kimsenin masrafını tazmin ve yapmış olduğu taahhütlerden onu tahsil eder.
Bu durumda uyuşmazlığın yukarıda açıklanan vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece hem davacı iddiası hem de davalının imar ve ihyaya ilişkin savunması bu hükümlere göre tartışılıp, taraflardan kiralanan yerlere ait kira sözleşmelerinin ibrazı da istenerek davalıların sorumlu olacakları bedel sözleşmeler esas alınarak belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; dava dilekçesinde ihtar tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasına rağmen geriye dönük olarak dönem sonlarından itibaren faize hükmedilmiş olması … değildir. Hakim talep ile bağlı olup, faiz konusunda da fazlaya karar veremez. Ayrıca haksız fiil benzeri olan ecrimisilde yasal faize hükmetmek gerekirken, reeskont faizine hükmedilmiş olması da … değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.