Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1894 E. 2010/4767 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1894
KARAR NO : 2010/4767
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın yetki yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde, davalıların bankadan aldıkları ihtiyaç kredisi nedeniyle davacının kefil olduğu, asıl borçlu olan davalıların kredi borçlarını ödememeleri üzerine alacaklı bankanın icra takibi başlatıp davacının maaşını haczettiği, maaşından toplam 4.324,66-TL.nin kesildiği … sürülerek, bu paranın davalılardan tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Davalılar hem borca, hem de icra dairesinin yetkisine itiraz edip, davada da ikametgahları mahkemesi olan Alaşehir Mahkemelerinin Yetkili olduğunu savunmuşlardır.
Mahkemece; davalıların ikametgahının Alaşehir’de olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, para alacağının ödetilmesi isteğine ilişkindir. BK.nun 73 ve HUMK.nun 10.maddesi uyarınca bu tür davalara alacaklının ikametgahı mahkemesinde de bakılabilir. Dava konusu olayda da alacaklı, para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahının bulunduğu ve yetkili olan Edirne’de takip başlatıp, aynı yer mahkemesinde de dava açmıştır. Mahkemece yetki itirazının reddi ile davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; icra takibinde icra dairesinin yargılama sırasında da mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi incelenmeli, takibin yetkili olmayan icra dairesinde yapıldığının anlaşılması halinde ortada geçerli ve usulüne uygun olarak yapılmış bir takip bulunmadığından itirazın iptali davası reddedilmelidir. Mahkemece, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı kabul edildiği halde, davanın reddi yerine yetkisizlik kararı verilmiş olması da kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.