Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1896 E. 2010/4768 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1896
KARAR NO : 2010/4768
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; yanlar arasında 2.11.2008 tarihli … komisyon sözleşmesi imzalandığı, alıcı sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan davalının sonradan taşınmazı satın almaya yanaşmadığı, sözleşmeyi kabul etmesine rağmen komisyon ücretini ödemediği, tahsili için yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiği … sürülerek, takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi “Alıcı ve satıcı kendilerine bu anlaşmayı sağlayan … komisyoncusuna anlaşmanın imzalanmasından itibaren satım bedeli üzerinden her biri %3’… komisyon ücreti ödemeyi kabul ederler. Taraflar komisyonun tenziline ait talep ve müracaat haklarından feragat ettiklerini kabul ve beyan ederler. Satıştan vazgeçen taraf, her iki tarafın ücretini ödemeyi kabul ve taahüt eder. Komisyoncunun komisyonu tarafların sözleşmeyi ifa etmelerinden hemen sonra ödenecektir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Tellallık sözleşmelerinde, esas aktin yapılmasından vazgeçen tarafın, diğer tarafın ödemekle yükümlü olduğu tellallık ücretini de ödemeyi üstlenmesini yasaklayan bir hüküm yasalarımızda yer almadığı gibi, tarafların serbest iradelerine dayalı böyle bir hüküm geçerlidir. Davacı da; aktin ifasından davalının vazgeçtiğini … sürerek komisyon ücretinin tahsilini istemektedir.
Ancak, satım akdinin davalının vazgeçmesi nedeniyle gerçekleşmediğine dair her hangi bir delil bulunmadığı gibi davalı 22.12.2008 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile satımdan vazgeçmediğini, fotoğraf ve nüfus cüzdan örneği vermesine rağmen tapuda alıma davet edilmediğini davacı tarafa bildirmiştir.
O halde; satım akdinin davalının vazgeçmesi nedeniyle gerçekleşmediği hususunun ispat edilemediği gözetilerek davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.