Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/18986 E. 2011/720 K. 24.01.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 10:14


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18986
KARAR NO : 2011/720
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 13.015,68 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davalının ... Genel Müdürlüğünün kadrolu avukatı olduğu, davalıya 657 Sayılı Kanunun 146.maddesine aykırı şekilde limit aşılarak fazla avukatlık ücreti ödendiği ... sürülerek 13.015,68 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; uyuşmazlığa 657 Sayılı yasanın 146.maddesinin değil, sonraki tarihli ve özel kanun niteliğinde olan 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesinin uygulanması gerektiği, kaldı ki; davalının kötüniyetli davranarak idareyi yanıltmasının söz konusu olmadığı, buna göre Y.İ.B.G.K.nun 27.01.1973 gün ve 1972/6 E-1973/2 K. sayılı ilamında belirtilen sürelerde davanın açılmadığı gibi, ödemelerin 23.10.2003 te başlamış olup, Borçlar Kanununun 66.maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın esastan, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedenleri ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırılan dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin, hiçbir limit veya kısıntıya tabi olmaksızın tamamının kurum görevlilerine ait olup olmadığı noktasında toplanmakta olup, Uyuşmazlığın çözümü kurum görevlileri yönünden 657 sayılı kanunun 146. maddesinin mi, 1136 sayılı kanunun 164. maddesinin mi "özel kanun" niteliğinde olduğunun tespitine bağlıdır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinin son fıkrasında yer alan "Avukatla ... sahibi arasında aksi yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir.” hükmü 4667 sayılı Kanunla değiştirilerek "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." hükmü getirilmiştir.

2010/18986-2011/720

Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesinin son fıkrasında yapılan değişiklik ile daha önce avukatla ... sahibi (müvekkil) arasında aksi yazılı sözleşme hükmü bulunması halini içeren istisnai durum ortadan kaldırılarak her halükarda mahkemenin tarife kararına istinaden haksız çıkan tarafa yükletilecek vekalet ücretinin diğer taraf avukatına ait olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna karşılık 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesinde "Memurlara Kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerinin tayin ettiği görevleri karşılığında bu kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez. “ hükmü yer almaktadır.
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesinde, mahkeme ve icra dairelerince teşebbüs ve bağlı ortaklık lehine hükmedilip borçlusundan tahsil olunan vekalet ücretlerinin, davaları izleyen ve sonuçlandıran avukatlara dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesinin 2. fıkrasında ise, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı kurala bağlanmış; 3. fıkrasında da, "Ancak 2.1.1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2. maddesi, 7.6.1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30.1.1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5. maddenin 1. ve 2. fıkraları, 19.7.1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161. maddesi, 13.1.1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14. maddesi ve 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl ... İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran ... ve diğer görevlilere verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle: 20/03/1997-KHK-570/8 md) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır. "hükmüne yer verilmiştir.
Bu bağlamda 657 sayılı kanunun vekalet ücretine ilişkin 146. maddesi hükmü 1136 sayılı kanunun 164. maddesine göre "özel kanun" niteliğinde olup, bu durumda 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece, 1136 sayılı Avukatlık Kanununda 4667 sayılı kanunla yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan kurum avukatlarına ve bu arada davacıya ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırdığından söz etmek mümkün olmadığından mahkemece anılan 146. maddede yer alan düzenleme uyarınca inceleme yapılarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekir.

2010/18986-2011/720

Öte yandan mahkemece; Yargıtay’ın 27.1.1973 gün ve 1972/6 E. 1973/2 K.sayılı, Danıştay’ın 22.12.1973 gün ve 1968/8 E. 1973/14 K. sayılı içtihadı birleştirme kararları uyarınca, alacağın ortaya çıkmasından itibaren 60 günlük idari dava açma süresinin geçtiği kabul edilerek davanın reddi gerektiği belirtilmiş ise de, dosya kapsamına göre, davalıya yapılan fazla ödemenin daha önce bu yolda alınmış bir idari karara dayandığı iddia ve ispat edilemediği, ödemenin hatadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanununun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. HGK. nun 2005.12.1984 gün ve 1982/13–387 E.-1984/997 K. sayılı kararında; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK. nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır.

Mahkeme gerekçesinde belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.1.1973 gün ve 1972/6 E. 1973/2 K. sayılı kararı ile Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 gün ve 1968/8-1973/14 sayılı kararı; idarenin “şart tasarrufuna” ilişkindir. Somut olayda ise; davacı idarenin, davalıya mevzuata aykırı olarak yaptığı hatalı ödemeden söz edilmektedir.
O halde, mahkemece; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin, Borçlar Hukukunun sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde istenebileceği kabul edilip, BK.nun 66.maddesinde belirtilen zamanaşımı süresinin de; davacının kamu kurumu olması nedeniyle dava açmaya emir vermeye yetkili organın zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacağı açıktır. İlgili teftiş raporunun 26.12.2008 tarihli olduğu gözetildiğinde zamanaşımının 23.10.2003 tarihinde başladığı yönündeki gerekçe de isabetli değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.