Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/19420 E. 2011/2119 K. 17.02.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 19:37


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19420
KARAR NO : 2011/2119
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar malik oldukları taşınmazları uzun süredir fiilen elkoyarak ... dışı kullanan davalılardan dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil tutarı olan 10.000 TL.nin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ... davanın zamanaşımından reddini dilemiştir.
Davalı ..., husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 18.06.2010 tarih ve 5999 sayılı "Kamulaştırma Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun" 1.maddesi ile, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa Geçici 6.madde eklenmiş; maddenin yan başlığında da belirtildiği üzere, kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazmine ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir.
18.06.2010 tarih ve 5999 sayılı "Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 6.maddenin 1.fıkrasında "Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak elkonulması sebebiyle malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır.”hükmüne yer verilmiştir.
Aynı maddenin 8.fıkrasında “Bu maddenin tazminata ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız elkoymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır….” denildikten sonra 9. fıkrasında ise, “vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız elkoymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açılmış olanlar, bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere sonradan çıkan 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı “kamulaştırma kanununda değişiklik yapılmasına Dair kanun” çerçevesinde inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği açıktır.
Yukarıda açıklanan ve 4.11.1983 tarihinden önce taşınmazlarına kamulaştırmasız elkonulanların hak ve durumlarını düzenleyen 18.6.2010 tarih ve 5999 sayılı “kamulaştırma kanunun da değişiklik yapılmasına dair kanun ile 2942 sayılı kamulaştırma kanununa eklenen geçici 6. madde hükümleri uyarınca işlem yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.