Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/19540 E. 2011/5135 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19540
KARAR NO : 2011/5135
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin iadesi, mümkün olmadığında bedeli olarak 26.000.00 TL’nın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı vek.Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı vek.Av.Şaban … geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalının, 07.02.2009 tarihinde nişanlandıklarını; ancak, davalının kusurlu tutum ve davranışları sonucunda nişanın bozulduğunu; evliliğin gerçekleşeceği inancı ile müvekkili tarafından davalıya kıyafetler alındığını ve diğer bir takım masraflar için 20.000 TL harcandığını; yine, yaklaşık 20.000 TL tutarında ziynet eşyası alındığını; ziynet eşyaları ve … takımının aynen iade edilmesini ve giyecek eşyaları ile diğer masrafların da tazmini gerektiğini belirterek ihtarname çektiklerini; buna rağmen, herhangi bir iade ve ödemede bulunulmadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, davalıya evlenme amacıyla verilen hediyelerin, ziynet eşyalarının ve giyeceklerin aynen iadesine; aynen iade mümkün olmadığında bedelleri olan toplam 26.000.00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; nişan sırasında müvekkiline takılan ziynet eşyalarının tamamının davacı tarafından takılması gibi bir durumun sözkonusu olmadığını, kaldı ki nişanın haksız olarak davacı tarafından bozulduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, tarafların nişanlılığı döneminde davalıya hediye edildiği anlaşılan ancak davalı tarafından iade edilmeyen bilirkişi raporu ile mutad dışı hediye olarak kabul edilen takı ve … eşya takımının aynen, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde bedellerinin toplamı olan 20.934 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK’nun 122.maddesi; “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir” hükmüne amirdir.
Davalı taraf, ziynet eşyalarının tamamının davacı nişanlı tarafından takılmadığını savunmuştur. Mahkemece, bu hususta bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Zira, yukarıdaki kanun hükmüne göre, hediyeler verenler tarafından geri istenebilir. Davacı nişanlı, ancak kendi taktığı ziynet eşyalarını geri isteyebilir.
Öte yandan, davacı taraf ve dinlenen tanıklar, takılan 20 adet altından 10 tanesini kız tarafından nişan masrafları için ayırmasını ve 10 tanesini teslim (iade) etmesini istediklerini; ancak, teslim edilmediğini beyan etmişlerdir. Mahkemece, bu husus dikkate alınmadan, talep aşılmak suretiyle 20 adet altının iadesine karar verilmesi; bundan ayrı, altın ve hediyelerin nişanın bozulduğu tarihteki bedellerinin tesbiti gerekirken, dava tarihindeki bedellerinin tesbiti ile bu miktarın hüküm altına alınmış olması … görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine
ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.