YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19631
KARAR NO : 2011/1565
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.000,00 lira (ıslahen 11.449,35 TL) ecrimisil masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiştir. Ancak, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılabilmesi için duruşma gününün taraflara tebliği için gerekli posta pulu çıkmadığından duruşma isteminin reddi ile;
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili: 4 parça taşınmazın ortak murisin ölümünden itibaren davalı erkek kardeşler tarafından kullanıldığını, bütün ürün ve gelirlerin davalılar tarafından alındığını, son beş yıla ait ecrimisil gelirlerinin belirlenip fazlaya dair haklar saklı tutularak 8.000,00 TL (ıslahen 11.449,35 TL) ecrimisilin hisseleri oranında davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı … 08/02/2010 tarihli dilekçesinde: açmış olduğu davadan vazgeçtiğini bildirmiştir.
Davalılar …, … ve … vekili; davalı müvekkillerinin ayrı parsellerde zilyetlikleri bulunduğundan davaların tefrikine karar verilmesini, talep edilen ecri misil bedelinin yüksek olduğunu, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile “11.449,35 TL ecrimisil bedelinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,” karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda her bir davacı hissesine düşen ecrimisil miktarı ayrı ayrı hesaplandığı halde, mahkemece yukarıdaki ilke gözetilmeden toplam hissenin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine hükmedilmesi doğru değildir.
Ayrıca, haksız fiilin bir türü olarak kabul edildiğinden davalılar ise kullandıkları taşınmaz nedeniyle sorumludur. Birlikte hareket ettikleri iddia ve ispat edilmediği sürece müşterek veya müteselsil sorumlulukları yoktur. Davalılar, tanıklar ve mahalli bilirkişi dava konusu taşınmazlardan 17 parseli …, 7 parseli …, 13 ve 1 parseli ise … ve …’nin kullandığını beyan etmişler, davacılar da aksini iddia ve ispat etmemiştir.
O halde; yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü, ecrimisilin bölünebilir bir zarar niteliğinde olduğu davacılar ve davalılar arasında “ihtiyari dava arkadaşlığı” bulunduğu gözetilerek, davalıların kullandığı taşınmaz için her bir davacıya ödeyeceği ecrimisil belirlenmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, toplam ecrimisilden tüm davalıların birlikte sorumlu tutulması ve hisse ayrımına gitmeden tüm davacılara verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Kabule göre, davacılardan … 08/02/2010 tarihli dilekçesinde: açmış olduğu davadan vazgeçtiğini beyan etmekle, onun yönünden davanın reddi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.