Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/19656 E. 2010/22160 K. 29.12.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 05:27
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19656
KARAR NO : 2010/22160
KARAR TARİHİ : 29.12.2010
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalının boşanma kararından sonra çalışmaya başladığı ve yoksulluktan kurtulduğu ileri sürülerek, davalı lehine hükmedilen aylık 175 TL yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece davalının sigortalı işte çalıştığı ve düzenli geliri olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hküm , davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 176. maddesine göre , yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafakanın kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmeis veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iraden artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Hemen belirtmek gerekir ki, HGK.nun yerleşik kararlarında "asgari" ücretle çalışmakta bulunulması, yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir (HGK.nun 7.10.1998 gün ve 1998/2-656 E. ve 1998 /668 K. 26.12.2001 gün ve 2001/2-1158 E. ve 2001/1185 K. sayılı kararı gibi).
Yine HGK nun 28.2.2007 tarih ve 2007/3-84 E.-95 sayılı kararında da "Asgari ücretle çalışılmakta bulunulması" yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilmemiştir. Bu durum ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Davalının temizlik işçisi olarak asgari ücretle çalıştığı sabit ise de, yaptığı iş düzenli ve sabit bir iş olmayıp, işten ayrıldığı ve SGK kayıtlarından 6.5.2010 tarihinden sonra sigortalılık kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece davalının kendisini yoksulluktan kurtaracak seviyede gelir elde etmediği, düzenli ve sabit bir işi olmadığı anlaşıldığından yoksulluk nafakasının kaldırılması talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabule bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.