Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/19898 E. 2011/1834 K. 15.02.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 12:41
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19898
KARAR NO : 2011/1834
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin aynen iadesi bu mümkün olmadığında bedelinin tahsiline karar verilmesi; ayrıca, halihazırda davalı yedinde bulunan aracın 1/2 hissesinin trafik sicilindeki kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların televizyondaki evlilik programında tanıştıklarını, kısa bir süre sonra davalının davacıya ait eve yerleştiğini ve aralarında nişan yaptıklarını; davacının, nişanlıya takı taktığını ve bir otomobil alarak 1/2 hissesini de davalı adına trafikte tescil ettirdiğini; ancak, davalının sebepsiz yere evi terk ettiğini ileri sürerek; toplam 19.500 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; "...dinlenen tanık anlatımlarından ve aşamalardaki beyanlarından tarafların nikahsız bir birliktelik yaşadıkları, evlenme amacı ile yapılan bir nişanlılık olmadığı, birarada aile gibi yaşamaya başlanmış olduğu sabittir. Gayrimeşru birliktelikler için yapılan harcamaların talebi mümkün değildir. Gerekçesiyle" davacının davasının subut görülmediğinden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Öncelikle kamu düzenine ilişkin olmakla, davaya bakma görevinin aile mahkemesine mi, yoksa genel mahkemeye mi ait olduğu hususunun çözümü gerekmektedir.
Davada, olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak mahkemeye aittir. Mahkemece, taraflar arasında evlenme amacı ile yapılan bir nişanlılık olmadığı, nikahsız bir birlikteliğin yaşandığı ifade edilmiş olması gözetilerek görev hususunun çözümlenmesi gerekir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre davaya genel mahkemede bakılması gerekmektedir. O halde, mahkemece; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davaya bakılarak, uyuşmazlığın esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.