YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20039
KARAR NO : 2011/7250
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davalının müdahalesinin men’i ile haksız işgalinin kal’ine, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, 8.000 TL ecrimisil ve 5000 TL enkaz kaldırma bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin toplam 24.000 TL’ye çıkartılmıştır. Mahkemece davanın ecrimisil ve tazminat yönünden kabulüne; men’i müdahale ve kal talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı vek.Av….geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin malik bulunduğu 5484 parsel sayılı taşınmazın, davalı firma tarafından (yaptığı inşaattan çıkan hafriyatı dökmek suretiyle) haksız işgal edildiğini iddia ederek; davalının müdahalesinin men’i ile kal’e karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8000 TL ecrimisil bedelinin ve 5000 TL enkaz kaldırma bedelinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile de müddeabihin toplamda 24,000 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerinin döktüğü hafriyatı, taahhüt ettikleri tarihte kaldırdıklarını; dava konusu hafriyatın sonradan başkalarının dökmüş olabileceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “Davalı vekili, arsanın dışa açık olduğunu, kendi döktükleri hafriyatın kaldırıldıktan sonra bunun 3.şahıslarca dökülmüş olabileceğini belirtmiş ise de; o tarihe kadar hafriyatı kaldırdığını ispat edememiş kabul edildiğinden bu savunmasına itibar edilmemiş; keşif anında görülen hafriyatın, davalının döktüğü hafriyat olduğu kabul edilerek; belediyece mahallinde tanzim edilen tutanak tarihi esas alınarak 24.11.2008 ile dava tarihi arasında ecrimisil hesaplatılmış, bilirkişi raporu kabule şayan bulunarak hüküm kurulmuştur, gerekçesiyle” davanın ecrimisil ve tazminat yönünden kabulüne; men’i müdahale ve kal talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından ecrimisil ve tazminata yönelik olarak süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hükme esas alınan inşaat bilirkişisi raporunda; “Fen bilirkişisi raporuna göre, keşif tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın tamamı üzerinde yayılmış vaziyette yaklaşık 850 m3 hacminde hafriyat dökülmüş olduğunun belirlendiği” ifade edilerek, bu miktar üzerinden hafriyatın kaldırma bedeli hesaplanmıştır. Oysa, yine hükme asas alınan belediye encümen kararında; 200 m3 kaçak hafriyat dökümü yapıldığı tespit edilerek bu miktar üzerinden para cezası hesaplandığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili hafriyatın keşiften sonra davacının kaldırdığını beyan etmiş; ancak, kaldırmaya ilişkin fatura veya belgeler sunmamıştır. Bu durum karşısında, mahkemece; hafriyatın miktarı bakımından çelişki bulunduğu gözetilmeli, hafriyatın miktarını belirlemenin fen bilirkişisinin görevi dahilinde olmadığı ve davacı tarafın ispatlaması gerekirken bu hususu da ispatlayamadığı nazara alınarak; resmi kurum (belediye) verileri esas alınmak suretiyle hafriyat kaldırma bedeli hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.