Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/20312 E. 2010/21640 K. 27.12.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 04:09
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20312
KARAR NO : 2010/21640
KARAR TARİHİ : 27.12.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.849 TL için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili olan davacı ile davalı arasında 27.06.2005 tarihli Avukatlık Sözleşmesi imzalandığını, vekalet ilişkisinin 02.01.2009 tarihine kadar devam ettiğini ve müvekkilinin görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, banka yöneticilerinin aldıkları karar sonucunda "02.01.2009 tarihi itibariyle bankalarının hukuki işlemlerinin banka avukatları tarafından yürütüleceği" gerekçesi ile avukatlık sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildirdiklerini bu nedenle sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin ... İcra Müdürlüğünün 2008/4786 icra dosyası ile davalı bankanın dava dışı kişilerden alacağıyla ilgili olarak 13.576,66 TL'lik ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle icra takibi yaptığını, gayrimenkulün satış aşamasına getirdiğini, bu nedenle emek harcadığını, bundan dolayıda davalı hakkında 13.576,66 TL'lik takip nedeniyle 1.628 TL nispi (akti) vekalet ücreti 1221 TL karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti toplam 2849 TL'lik icra takibi yapıldığı, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğu ileri sürülerek takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunması talep ve dava edilmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinin sürenin dolması nedeniyle feshedildiği haksız feshin bulunmadığı ancak, hukukçu bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda Avukatlık Kanunu 164/son maddesi gereği davacı avukatın yaptığı işin niteliği ve harcadığı emeği karşılığı olarak avukatlık sözleşmesi gereği hakettiği 1628,04 TL ve karşı tarafa yüklenecek 1221,04 TL toplam 2849,08 TL vekalet ücreti alacağının bulunduğu gerekçesiyle icra takibinin devamı yönünden davanın kabulü, alacak yargılama ile belirlendiğinde likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1136 Sayılı Avukatlık Kanununda değişiklik yapan 4667 Sayılı Yasanın 164/4. maddesinde; "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifesinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili mercii tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yirmisi arasında bir miktar avukatlık ücreti belirlenir" hükmü yer almaktadır.
Bu maddeden anlaşıldığı gibi Avukatlık ücreti konusunda taraflar anlaşarak serbestçe belirleme yapabilir.
Taraflar arasındaki Avukatlık Sözleşmesinin avukatlık ücretine ilişkin 2/1. ve devam maddelerinde detaylı olarak düzenleme yapılmış, buna göre, "Avukatın üstlendiği işlerle ilgili olarak yalnızca nisbi avukatlık ücreti ödenecektir. Nisbi ücretin hesabına esas bedel, icra takibi veya davaya konu olan ve asıl alacağı teşkil eden tutar üzerinden olmak şartıyla ister kısmi, ister tam olarak yapılacak tahsilatın banka kasasına giren miktar olup, sözleşmenin bu ikinci maddesinde belirtilen ve paraya taalkuk eden işlerle ilgili olarak "Banka tarafından açılacak icra takibinin ya da davanın açıldığı tarihten itibaren 6 ay içinde tamamlanması ve belirtilen şekilde yapılması durumunda yapılan tahsilatın % 5'i, 9 ay içinde tamamlanırsa yapılan tahsilatın % 4..." şeklinde detaylı olarak belirlenip bu bedelden az olmamak üzere Avukatlık ücreti ödeneceği belirtilmiştir.
Somut olayda ise; taraflar arasındaki serbestçe kararlaştırılan Avukatlık Sözleşmesinde; davacı avukatın Avukatlık Ücretini hak edebilmesi için, davalı banka lehine yaptığı icra takibi sonunda paranın tahsil edilerek banka kasasına girmesine bağlıdır. Tahsil edilemeyen alacak nedeniyle vekalet ücreti ödenmeyecektir.
Davaya konu ... 5. İcra Müdürlüğünün 2008/4786 sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davalı bankanın alacağı (ipoteğin paraya çevrilmesi) ile ilgili davacı (vekil) tarafından tahsil edilmiş banka kasasına girmiş bir para yoktur. İcra takibi halen derdesttir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.