Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/2045 E. 2010/5165 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2045
KARAR NO : 2010/5165
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.500 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, kök muristen intikal eden taşınmazın davalı paydaş tarafından tümüyle kullanıldığı, davacı ve diğer paydaşların intifadan men edildiği, davacının diğer paydaşların paylarını da tapuda devraldığı ve ayrıca bu paylara ilişkin ecrimisil haklarının davacıya temlik edildiği belirtilerek 1/4 pay için 5 yıllık ecrimisil istenilmiş; mahkemece, ihtarla intifadan men olgusunun gerçekleştiği, davacının ancak veraset ilamındaki payı oranında ecrimisil isteyebileceği, dava yoluyla … sürülebilecek bir hakkın (ecrimisilin) temlikle pay devri suretiyle kendiliğinden devralana geçemeyeceği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak ecrimisil, kötüniyetli zilyedin hak sahibine ödemekle yükümlü bulunduğu bir tür haksız fiil tazminatı (TMK.md.995) olduğu kabul edildiğine ve Borçlar Kanununun 162-172. maddeleri arasında düzenlenen alacağın temliki ister sözleşmeye, ister kanun hükmüne isterse yargı kararına dayansın sadece yazılı olma şekil şartına uyulmakla geçerli alacağına göre (Bkz. H.G.K. nun 1.3.2006 gün; 21-5 E. 33 sayılı kararı) davacının diğer paydaşların payını tapuda devralmasının yanısırı ayrıca ve açıkça yazılı (12.03.2009 tarihli) belge ile ecrimisil hakkını da temellük ettiği, bu temlikin borçlu (davalıyı) bağlayıcı olduğu gözetilmeden 1/4 pay karşılığı ecrimisile hükmedilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu veraset ilamındaki daha az paya göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,25.03. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.