Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/20595 E. 2010/20540 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20595
KARAR NO : 2010/20540
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.950 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 20.4.2010 tarih ve 2010/4569-6897 sayılı ilamı ile, HUMK’nun 437.maddesine göre temyiz süresi geçmiş olduğundan, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme hakiminin, temyiz talebinin süresinde olduğunu ileri sürerek dosyayı geri göndermesi üzerine; Dairemizin, 5.10.2010 gün ve 2010/13729-15799 sayılı kararı ile; HUMK’nun 440 ilave 442/A maddesi uyarınca, Yargıtay ilamının taraflara tebliğ edilmesi gerekirken tebliğ edilmediği anlaşıldığından; ilamın taraflara tebliğ edilerek, karar düzeltme (tavzih) süresi beklendikten sonra; taraflarca karar düzeltme talebinde bulunulduğu takdirde, temyiz defterine kaydedildiğine ilişkin belgenin de dosyaya eklenerek gönderilmesi için dosya mahalline geri çevrilmiş; bu kez, yerel mahkeme hakimi Yargıtay kararı doğrultusunda bir işlem yapmadan dosyayı geri çevirmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
HUMK’nun 434.maddesinde; “Temyiz dilekçesi hangi mahkemeye verilmişse o mahkemece temyiz defterine kaydolunur ve temyiz edene ücretsiz bir alındı kağıdı verilir.
Temyiz isteği, harca tabi değilse dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği, harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır.”
Yine, aynı kanunun 432.maddesinde; “Temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir ve Yargıtay’a gönderme için yatırılan parayı kullanarak ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.” hükümlerini içermektedir.”
Somut olayda, mahkeme kararı davacıya 19.1.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı 27.1.2010 havale tarihli dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir. Ancak temyiz harcının 08.02.2010 tarihli makbuzla yatırıldığı görülmüştür. Yukarıda belirtilen kanun hükmüne göre, temyiz isteği harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte temyizin yapılmış olduğu kabul edildiğinden; bu süre itibariyle 8 günlük temyiz süresi geçmiş bulunmaktadır. Yerel mahkemece, yukarıda belirtilen kanun hükmü gereğince, gerekli inceleme yapılmış olsaydı temyiz süresinin geçmiş olduğu saptanıp, temyiz talebinin reddine karar verilecekti. Aksi halde, harç makbuzu üzerinde; harcın yatırılış tarihi hususunda maddi hata varsa bunu tesbit edecekti. Ne var ki, böyle bir inceleme yapılmamış ve dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a gönderilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; harcın yatırılış tarihi dikkate alınarak, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemece, temyizin süresinde olduğu iddia edilerek, dosya geri çevrilmiş; bu kez, Dairemizce; “HUMK’nun 428 ve devamı maddelerine göre hükmün temyizini ve Yargıtay kararının düzeltilmesini; ancak, davanın tarafları isteyebilir. Mahkeme hakiminin böyle bir talep hakkı bulunmadığından, dosyanın tetkik edilmeksizin iadesine karar verilmiştir, gerekçesiyle” dosya mahalline iade edilmiştir. Yerel mahkeme hakimi tarafından yasal süre içerisinde yapıldığından bahisle tekrar dosya dairemize gönderilmiş; yine, Dairemizin 9.10.2010 gün ve 2010/13729-15799 sayılı kararı ile; mahkemece yapılması gereken işlemler belirtilerek, dosya mahkemesine geri gönderilmiştir. Ne var ki, mahkemece; Yargıtay kararı doğrultusunda hiç bir işlem yapılmadan , dosya tekrardan dairemize geri çevrilmiş bulunmaktadır.
Oysa, HUMK’nun 389-390.maddelerince; “Hakim, hükmünü verdikten sonra o davadan elini çekmiş olur. Yani, mahkeme davayı tekrar ele alıp, yeni (başka) bir karar veremez. Bu kural, Yargıtay için de geçerli olan bir kuraldır. Dairemizin, 20.4.2010 tarihli ilamının değiştirilmesi; ancak, taraflardan birinin karar düzeltme (veya tavzih) talebinde bulunmasına bağlıdır.
O halde, mahkemece; Dairemizin, 5.10.2010 tarihli kararında belirtilen hususlar doğrultusunda (Dairemizin, 20.4.2010 tarihli temyiz isteminin reddine dair ilamının taraflara tebliği ile) gerekli işlemler yapılmalıdır. Aksi takdirde, gereksiz yazışmalarla Dairemizin meşgul edilmesi durumunda; ilgililer hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması zorunludur. Açıklanan nedenlerle, dosyanın İADESİNE, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.