Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/20630 E. 2011/1842 K. 15.02.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 19:42


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20630
KARAR NO : 2011/1842
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 6.719.70 lira alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 6.474.70 TL için itirazın iptali cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının davacıdan satın aldığı inşaat malzemesi bedeli olarak düzenlenen 21.719.70 TL'lik fatura bedelinden ödenmeyen bakiye 6.719,70 TL'nın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı cevabında, 2008 yılında şifahi anlaşma ile davacıdan inşaat malzemesi olarak kereste satın aldığını, davacının banka hesabına 15.245 TL ödendiğini, takibe konu edilen faturanın 17.7.2009 tarihli olması nedeniyle geçerli olmadığını ve fatura bedeli 21.719.70 TL'lik malzeme almadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.474.70 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Davaya konu edilen 17.7.2009 tarihli açık faturada 21.719.70 TL'lık inşaat malzemesinin davalıya gönderildiği yazılmıştır. Hükme esas yeminli mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının işletme defteri, yevmiye defteri ve defter-i kebir defterlerinin incelendiğini, yevmiye defterinde kapanış tasdikinin yapılmadığını, defter-i kebir kayıtlarında ise önceden 15.245 TL avans alındığını, bakiye 6.474.70 TL davalının borcunun bulunduğu açıklanmıştır.
HUMK'nun 275.maddesinde, "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır.
Bilirkişiye başvurulduğu hallerde hakimin, ilmi açıdan uzmanlığı olmayan bilirkişiye sonucu etkileyecek hukuk kurallarını açıklayarak, bunları raporda tartışması görevini de yüklemelidir. Buna uygun alınan bilirkişi raporu, hakim tarafından gerek maddi olgulara ve gerekse hukuk kurallarına uygun olup olmadığı incelendikten sonra sonucu takdir edilir.
Davada, davalının davacıdan inşaat malzemezi satın aldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. İhtilaf alınan malzemenin miktarı ve bedeli konusunda ortaya çıkmaktadır.
Davalının faturada belirtilen miktar kadar malzeme almadığını ve bu malzemelerin değerinin fazla yazıldığını iddia etmesi nedeniyle, HUMK 284.maddesinde açıklanan "Hakikatin tezahürü için lüzum görürse tahkikat hakimi veya esas davayı rüyet edecek mahkeme evvelki veya yeniden intihap edeceği ehlivukuf vasıtasıyla tekrar tetkikat icra ettirebilir" hükmüne göre yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.
Bu durumda mahkemece; faturada belirtilen ve davaya konu edilen malzemelerin fiyatı ve miktarı konusunda ayrıntılı inceleme yapılmak üzere inşaat mühendisi bilirkişisinden alıncak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.