Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/2064 E. 2010/6395 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2064
KARAR NO : 2010/6395
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 72.007.70 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının hissedar olduğu taşınmazda paydaş olmayan davacının dava dışı diğer paydaşlardan satın aldığı hisseler yönünden davalının davacı hakkında şuf’a davası açarak hisselerin davalı adına tesciline karar verildiğini ve davacının taşınmazı tahliye etmek zorunda olduğunu belirterek, arazide yaptığı zorunlu ve faydalı gider bedeli 72.007,70 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, davacının diğer hissedarlara haber vermeden hisse satın aldığını, kötüniyetli olduğunu, yaptığı harcamalardan sorumlu olmadıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 72.007,70 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu … nolu parselde hissedar olmayan davacının, dava dışı paydaşlara ait hisselerini satın alması nedeniyle, taşınmazda paydaş olan davalı tarafından açılan şuf’a (önalım) davası sonucunda davacının aldığı paylara ilişkin tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline yönelik kurulan hüküm 6.Hukuk Dairesinin onama ilamı ile 20.10.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Davada, davacının taşınmazı elinde bulundurduğu dönemde arazi düzeltme, traktörle taşkırma, patlatma işlemi, tel çit yapılması, havuz vs. niteliğinde yapılan işler yönünden 72.007,70 TL gider bedelinin tahsili talep edilmektedir.
TMK’nun 995/2.maddesinde, iyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir hükmü getirilmiştir. Taraflar arasında görülen şuf’a davası ile davacının iyiniyetli zilyet olmadığı anlaşıldığına göre madde hükmü gereğince taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılarak davacının yaptığı giderlerden davalı yönünden zorunlu olanlar tesbit edilerek bu yönde alınacak ayrıntılı bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan davacının davadan önce yaptırdığı tesbit raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.