Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/20910 E. 2011/2055 K. 17.02.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 12:27
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20910
KARAR NO : 2011/2055
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalının , davacı şirket bünyesinde 7.5.2009 tarihine dek çalıştığını ve çalıştığı dönemde maaşından kesilmek üzere 10.000 TL talep etiğini ve hesabına bu paranın yatırıldığını, davalının daha sonra 6.000 TL'yı ödediğini,kalan 4.000 TL'nın ise ödenmediğini belirterek, bu bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davalının 30.4.2009 tarihinde haksız fesihle işten çıkarıldığını, bunun öncesinde davalıya prim alacağı hesabında yanlışlık olduğu bu sebeple 6.000 TL nin geri ödenmesi söylendiğini, davalının yazılım yüklenince yanlışlığın ortaya çıkacağını düşünüp iade ettiğini, davaya konu 4000 TL'nın davalının prim alacağına mahsuben yapılan 10.000 TL'lık ödemeden, işverenin yanıltıcı beyanıyla iadesi yapılan 6.000 TL den kalan miktar olduğunu , belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının çalıştığı şirketten 5.2.2009 tarihinde imzalanan belge doğrultusunda 10.000 TL avans kullandığı, aktin feshi halinde borcun tamamını defaten ödeyeceğini aksi halde hak ettiği ücretlerden 50 TL olarak kesilmesini kabul etiği, ayrılma halinde ihbar, maaş, kıdem tazminatı, prim, fazla çalışma ücreti gibi ücretlerden mahsup edilmesini de belirttiği, aldığı avansın 6.000 TL'sını ödediği , davalının prim borçlarının düzenli yatırılmadığını ve bu borca mahsup edildiği iddiasının ise, kayıtlara göre davacının ücret dışında personele hiçbir ad altında ödeme yapmadığı anlaşıldığından itibar edilmediği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemesi Kanunun 1. maddesinde, işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanuna dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlaklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü mevcuttur.
Somut olayda, henüz taraflar arasındaki işçi-işveren arasındaki iş akti henüz feshedilmeden ve hizmet ilişkisine dayalı olarak ödenen bedelin iadesi talep edildiği gözönünde bulundurularak, davaya bakmaya İş Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmek suretiyle, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.