Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/20939 E. 2011/2279 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20939
KARAR NO : 2011/2279
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde toplam 5.000 TL tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı Vekili dilekçesinde, davacının eski eşi olan davalının henüz evlilik birliği sürmekte iken, başka bir kadın ile imam nikahı ve düğün yaptığını, bu düğünün gazetelerde çıkarak haber konusu yapıldığını davacının da evlilik olayını gazeteden öğrendiğini beyan ederek kendi adına asaleten küçük çocukları adına velayeten toplam 5000 TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, boşanma davasının açılması ile eşlerin ayrı yaşama hakkı kazandıkları, henüz hüküm kesinleşmemişse de, gazete haberinde önce taraflar hakkında boşanma kararı verildiği, düğün merasiminin bu karardan 7 ay sonra gerçekleştiği, olayda kişilik haklarını ihlal kastının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Manevi tazminatı düzenleyen BK’nun 49 ve TMK’nun 24. maddesinde belir­tilen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakkı, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ve nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklardır. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Somut olayda, davalı eski eş henüz evlilik birliği devam ederken, başka bir kadın ile ilişki kurmuş ve onunla nikahsız birliktelik için düğün yapmış, yapılan bu düğün de gazetelere konu olmuştur. Dolayısıyla, davacının kişilik hakları davalı …’ün eylemi sonucu ihlal edilmiştir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde davacı yararına uygun bir tazminata karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.