Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21332 E. 2011/2616 K. 24.02.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 11:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21332
KARAR NO : 2011/2616
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 54 TE 421-54 HE 527 plakalı araçların adına tescili, MTV borçlarından sorumlu olmadığının tesbiti, idari para cezası borçlu olmadığının tesbiti, 6.000 TL tazminatın (ıslahen 14.000,00 lira tazminatın) masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.


Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacının; davalı ... İşletmesi'nden ihale ile satın aldığı, 54 ... 527 ve 54 ... 421 plakalı araçlar üzerinde Hendek Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/361 ve 2004/369 Esas sayılı dosyalarında verilen tedbir kararı nedeni ile adına tescil yaptıramadığını, bu nedenle her araç için 1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi olmak üzere tazminatın tahsili, araçlar üzerinde tahakkuk eden MTV vergi borçlarının ve idari para cezasının kendisinden istenmemesini talep etmiş, tazminat talebini ıslahen 14.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu 54 ... 527 ve 54 ... 421 plaka sayılı araçların davacı adına tesciline, tazminatın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıya karşı birden fazla talebini aynı davada birleştirmiştir. Buna objektif dava birleşmesi denir. Bu halde görevli mahkeme, HUMK.nun 3. maddesi uyarınca müddeabihlerin kıymetleri toplamına göre belirlenir.
Dava tarihi olan 07.10.2008 tarihi itibarıyla Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırı 6.330,00 TL olup, istenen tazminat miktarları, tesciline karar verilecek araç değerleri, ve davaya konu vergilerin miktarı toplamı nazara alındığında dava değeri bu miktarı aşmakla, davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.