Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21679 E. 2011/2051 K. 17.02.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 11:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21679
KARAR NO : 2011/2051
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 3.950 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; buğday ekili tarlası yeşerince, davalı tarafından sürülerek zarar verildiğini, 2009/13 D.iş tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda 3.950 TL zararı olduğunun belirlendiğini, tespit giderleri ile birlikte zararının davalıda tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, taşınmazı kendisinin tahrip etmediğini, tarlada davacının hakkı olmadığını, kendisinin ise miras payı bulunduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının tespite itiraz etmediği dava konusu parsel üzerinde hak iddia ettiği, ayrıca başka taşınmazlar nedeniyle taraflar arasında husumet bulunduğundan davacının dosyasını ispat ettiği belirlemek suretiyle, davacının zararına ilişkin 3.950 TL ve tespit gideri toplam 297.63 TL olmak üzere toplam 4.247.63 TL'nin tespit tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
Somut olayda mahkemece dayanılan Değişik İş dosyasındaki bilirkişi raporu delil tespiti niteliğinde olup, haksız fiilin davalı tarafından meydana getirildiğini kanıtlayan kesin delil niteliğinde değildir. Mahkemece gerekçe yapılan, davalının taşınmazda hak iddia etmesi ve tarafların aralarında husumet bulunması da davalının zarar verdiğini göstermez.
Bu durum karşısında davacının, haksız fiilin davalı tarafından meydana getirildiğini kanıtlaması gerekir. Mahkemece, bu hususta taraf delilleri sorulmak, gerekirse yeniden keşif yapılarak sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçe ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak, yargılama giderlerinden olan tespit masrafları da müddeabihe dahil edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.