Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21809 E. 2010/21958 K. 28.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 06:46


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21809
KARAR NO : 2010/21958
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde taşınmazın 14.4.2004 tarihinden itibaren getirebileceği kiranın 1/2 sinin tespiti masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde , davalının eski eşi olup, boşanma ile birlikte kendine ait taşınmazın ½ hissesini davalıya verdiğini, ancak davalının taşınmazın tamamında oturduğunu ve kendisine kira ödemediğini beyan ederek taşınmazın kendine ait bölümünün 14.4.2004 tarihinden itibaren getireceği kira bedelinin tespiti ile ,bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece , taraflar arasında kira ilişkisi bulunmayıp, davacının talebinin ecrimisile ilişkin olduğu,ancak davada intifadan men şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere , dava konusu uyuşmazlık ecrimisil talebine ilişkindir.
Müşterek mülkiyette taşınmazı kullanan malikten diğer maliklerin ecrimisil isteyebilmesi için taşınmazdan yararlanma arzusunun karşı tarafa iletilmiş olması gerekir. Buna intifadan men şartı denilmektedir. Bu şart yemin dahil her türlü delille kanıtlanabilir.
Dosyanın incelenmesinden ,davacı tarafından davalıya 14.7.2009 tarihli ihtarname gönderilerek ,ecrimisil ödemesi talep edilmiştir. Bu ihtar ile artık intifadan men şartının gerçekleştiği kabul edilmelidir.
Öyle ise mahkemece , ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi araştırılarak , bu tarihten itibaren ecrimisile karar verilmesi, eğer tebliğ edilmemiş ise , davacı tarafa intifadan men şartının ispatı yönünden imkan tanınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilemesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.