Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21866 E. 2011/2345 K. 21.02.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 19:47


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21866
KARAR NO : 2011/2345
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.638 TL için icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; Tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödemeyen davalılar aleyhine başlattığı icra takibine vaki davalıların haksız itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan Kamil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı Kanunun 10/A maddesinde Kredi kartı ile yapılan harcamalar ile kullanılan nakit krediler tüketici kredisi kapsamına alınmıştır.
Somut olayda davacı ile davalılar arasında yapılan Tüketici Kredi Sözleşmesinde, davalılardan Kamil, müşteri (asıl borçlu kredi çeken), davalı ... ise, müşterek borçlu müteselsil kefildir. Dava, bu tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Bu nedenle de davada tüketici mahkemeleri görevlidir.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında kendilğinden gözetilir. Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz.
4077 Sayılı Kanunun 4822 Sayılı Yasayla değişik 23. maddesinde, bu kanunun uygulanmasıyla iligili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıklara tüketici mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlandığından davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesine olanak bulunmamaktadır.
O halde 4077 Sayılı Yasanın 4822 Sayılı Yasa ile eklenen 10/A ve aynı yasa ile değiştirilen 23. maddesi uyarınca davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir.
Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esastan hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.