Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21886 E. 2010/21970 K. 28.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 06:46


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21886
KARAR NO : 2010/21970
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 20.11.2009 gününden başlayarak aylık, 1.252 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilleri olan davacıların davalıdan taşınmazı kiraladıklarını, taşınmaz 3 katlı olup, 3. katın davacılar tarafından boşaltılıp davalı kiralayana teslim edildiğini, taşınmazın kalan kısımları için 20.11.2009 tarihinden itibaren aylık kiranın 1252 TL. olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, “taşınmazın 3. katının boşaltılmış olup, davacılar tarafından kullanılmadığı, 3 kat harici taşınmazın yıllık kirasının 15958 TL. olacağı"bildirilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak, taşınmazın kullanılmadığı iddia edilen 3. kat haricinde kalan bölümler için kira tespiti yoluna gidilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, taşınmaz 3 katlı olup, tamamının kiraya verildiği, davacı kiracıların 3. katı davalı kiralayana usulünce teslim ettiklerini ispat edemedikleri, davacıların 3. katı kullanmayacaklarına ilişkin kiralayana gönderdikleri ihtarnameye karşılık olarak, davalı kiralayanın bu durumu kabullenmediği ve davacılar aleyhine tahliye davası açıp, bu davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Öyle ise mahkemece, taşınmazın bir bütün olarak kiralanıp, kısmi kullanma durumunun davalı kiralayan tarafından kabul edilmediği hususu karşısında taşınmazın tamamına yönelik olarak kira tespiti yapılması ,davacı kiracının bu yönde talebinin bulunmaması durumunda ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.12. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.