Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/22421 E. 2011/1898 K. 15.02.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 19:43
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/22421
KARAR NO : 2011/1898
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde , müvekkili olan davacının davalıya 150TL, yoksulluk nafakası ödediğini, davalının gelirleri bulunduğunu beyan ederek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı kadının 2008 yılı içinde daire edindiği, SGK.’dan da 584 TL. maaş aldığı bu itibarla dava tarihi itibariyle yoksulluk durumunun ortadan kalktığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Medeni Kanunun 176. maddesine göre "sözleşme veya hüküm ile kendisine maddi tazminat veya nafaka olarak bir irat tahsis edilmiş eşin yoksulluğunun zail olması haysiyetsiz hayat sürmesi, bir evlenme akdi olmadan fiilen karı koca gibi yaşaması yeniden evlenmesi veya eşlerden birinin ölmesi halinde, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça bu irat kesilir.
İrat şeklinde maddi tazminat veya nafakayı gerektiren sebep ortadan kalkar ya da önemli ölçüde azalır veya borçlunun mali gücü önemli ölçüde eksilirse iradın indirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceği gibi değişen durumlara göre ve hakkaniyet gerektiriyorsa iradın artırılması da istenebilir."
Davalı yargılama sırasında , edinilen dairenin babadan kalan arsanın diğer mirasçılar ile birlikte müteahhide verilmesi neticesinde, her hangi bir masraf ve ödeme yapılmadan elde edildiğini , ayrıca kendisi dışında iki tane daha dul kız kardeşinin bulunduğunu ,onların da talep etmesi halinde SGK.’dan alınan babadan kalan maaşın paylaşılacağını, nafakaya ihtiyacının bulunduğunu ifade etmiştir.
Somut olayda, boşanma ile yoksulluğa düşen eşe 150 TL. yoksulluk nafakası bağlanmış olup, her ne kadar bulunduğu durum itibariyle yoksulluktan kurtulmuş ise de bu halin kalıcı olması icap eder. Zira yasadaki düzenleme itibariyle nafakanın kaldırılması durumunda yeniden nafaka bağlanması imkanı yoktur. Davalının savunması da dikkate alınarak, nafakanın indirilmesi yoluna gidilmesi düşünülmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.