Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/22974 E. 2011/2230 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/22974
KARAR NO : 2011/2230
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; müvekkili ile davalının 27.07.2009 tarihinde evlendiklerini, kısa süre birlikte kaldıktan sonra, yaklaşık beş aydır fiilen ayrı yaşadıklarını, ayrı yaşamaya davalının kusurlu davranışının sebebiyet verdiğini; zira, düğünde takılan altınlarını vermek istemeyen müvekkilini müşterek evden kovduğunu, müvekkilinin hiçbir ihtiyacını karşılamadığını iddia ederek; müvekkili lehine aylık 500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının kusuru bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ayrı yaşamada haklı olduğunu ispatlayamayan davacının tedbir nafakası isteme hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Evlilik devam ederken eşlerin birbirleri hakkında koşulları oluştuğu takdirde tedbir nafakası davası açma ve bir takım önlemlerin alınmasını talep etme hakları vardır. Tedbir nafakasının hukuki dayanakları TMK’nun aile hukukunu düzenleyen bölümünde birden fazla madde kapsamında düzenlenmiştir.
Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar (TMK.md.185/3).
Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarda ki istemlerde bulunabilir. (TMK.md.197/3).
Tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi; taraflar arasında önemli bir sorun bulunmakta olup, ayrı yaşamaktadırlar. Davalı tarafından barış girişiminde bulunulmamıştır.
Mahkemece, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği ve TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilerek ayrı yaşamakta haklı olan davacı kadın yararına uygun bir miktar nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.