YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2303
KARAR NO : 2010/7678
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi- tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar muris …’in 23.3.2005 tarihinde dul ve çocuksuz olarak öldüğünü, 22.1.2001 ve 30.11.1999 tarihli vasiyetnamelerinin 8.11.2007 tarihinde açılıp okunduğunu ileri sürerek 30.11.1999 tarihli vasiyetnamenin tenfizi ile … parseldeki … nolu dairenin tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 30.11.1999 tarihli vasiyetnameler başlıklı belgenin daktilo ile yazılmış olup, … ismi altında imza bulunduğunu, 22.1.2001 tarihli belgenin el yazısı ile yazılı olup, imza bulunduğu, her iki belgenin de TMK.nun 532.maddesindeki şekil şartına uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde, Kartal 1.Sulh Hukuk Mahkemesince 8.11.2007 tarihinde açılıp okunmasına karar verilen vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyet edilen taşınmazın davacılar adına eşit oranda tapuya tesciline karar verilmesi istenilmiştir.
Dava dilekçesinin davalı mirasçılara tebliği üzerine cevap verilmemiş, davalılar duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece vasiyetnamenin daktilo ile yazıldığı, şekle uygun olmadığı nedeniyle tenfiz ve tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu vasiyetname yukarıda anılan mahkemece açılıp süresinde okunmuş, itiraza uğramayıp, iptal davası açılmamıştır. Süresinde iptal davası açılmış olsa dahi MK.nun 559.maddesi uyarınca iptal talepleri, hükümsüzlük defi yolu ile her zaman ileri sürülebilir.
Vasiyetnamenin tenfizinde aslolanvasiyet edenin iradesinin azami olarak sağlanmasıdır.
Mahkemece yapılacak yargılama sonucuna göre vasiyetin tenfizine karar verilmesi gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.