Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/2507 E. 2010/3897 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2507
KARAR NO : 2010/3897
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde davacı, asıl davası ile davalılardan toplam 6000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsili, davalılar ise karşılık davaları ile toplam 6.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın ve karşılık davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı (karşılık davalı) tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan … bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan olayda olay tarihi, kusur nisbeti, … sonuç ve yukarıdaki ilkeler değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı yüksektir. Daha düşük düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının B-1 nolu bendinin 1. satırında yer alan “ 2000 TL. manevi tazminatın“ sözlerinin çıkartılarak yerine “ 1750 TL. manevi tazminatın“ sözlerinin yazılarak, hüküm fıkrasının B-2 bendinde yer alan “…1500 TL manevi tazminatın …” sözlerinin çıkartılarak yerine “…1250 TL. manevi tazminatın …” sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 189.00 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 9.3.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.