YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/279
KARAR NO : 2010/1626
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek … hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan … bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik olgular ile tarafların ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan 200 TL. manevi tazminat miktarı azdır. Öte yandan olay tarihinden itibaren faiz istemi bulunmasına ve uyuşmazlığın haksız eylem niteliği nedeniyle bu istemin kabulü gerekmesine rağmen mahkemece faize hükmedilmemiş olması da doğru değildir. Ne varki bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; HUMK’nun 438.maddesi uyarınca faiz eklenerek ve manevi tazminat miktarı 500 TL. olacak biçimde kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Bu itibarla mahkeme kararının gerekçesinde yazılı bulunan “…200…” rakamının silinmesine, hüküm fıkrasının birinci bendinin silinerek yerine “…500 lira manevi tazminatın olay tarihi olan 24.04.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine…” sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 1.55 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.