YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2857
KARAR NO : 2010/3902
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2429 liralık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, elektrik borcunun tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf duruşma sırasındaki beyanında, davalı ile aralarında imzalanmış yazılı bir abone sözleşmesinin bulunmadığını, ancak davalının sistem kayıtlarında abone olarak gözüktüğünü, iddialarını ispat edecek yazılı belgelerinin bulunmadığını beyan ederek, davalarının ispatı için davalı tarafa “yemin” teklifinde bulunmuşlardır.
Davalı asıl yemininde abone kaydının kendisine ait olduğunu, ancak elektriği kullanan kişinin kendisi değil dava dışı … … … olduğunu, bu nedenle de davacı kuruma borcunun olmadığını ifade etmiştir.
Mahkemece, bu yemine dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda taraflar arasında iltihaki sözleşme olan elektrik abone sözleşmesi olduğu ihtilafsızdır. Uyuşmazlık, kullanımdan kaynaklı elektrik borcundan kimin sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf aboneliğin kendisine ait olduğunu ikrar ettiğine göre, abone kaydı kendi adına olduğu müddetçe, bu abonelikten … tüm borçlardan sorumlu olacaktır. Eğer ki, elektriği kendisi kullanmamış ise, fiilen kullanan kişiye bu borcu ileride rücu etme hakkına sahip olacaktır.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.