Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/3092 E. 2010/5991 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3092
KARAR NO : 2010/5991
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1632 lira alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde , davalının … Holding Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken … Genel Müdürlüğüne atandığını,davalı adına 20.2.2004-15.3.2005 tarihleri arasında prim ücretinden dolayı 1632 TL. borç tahakkuk ettirildiğini, ancak davalı tarafından ödenmediğini beyan ederek,bu bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında , ödenen primlerin geri istenmesinin idari dava açma süresinde olmadığından dolayı geri istenemeyeceğini ifade etmiştir.
Mahkemece,27.1.2003 tarih ve 1972/6 ve 1973/2 sayılı Yargıtay İ.B.K.’da, idarenin yanlış şart tasarrufunu , ancak iptal davası süresi içinde veya kanunlarda özel bir süre var ise bu süre içinde ,geriye yürür şekilde alabileceği,bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halinde geri alam gününe kadar parasal sonuçlar dahil tüm doğmuş durumların kazanılmış hak sayılacağı nın kabul edildiği,somut olayda dava tarihi itibariyle idari dava açma süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davada, davalıya yapılan ödemenin daha önce bu yolda alınmış bir idari karara dayandığı iddia ve ispat edilmiş değildir. Ödemenin hatadan kaynaklandığı kabul edilmektedir.
Mahkemenin dayandığı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile çözümlenen husus; hatalı intibak veya hatalı terfi işlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemenin nedensiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenmesinin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.
Bu İBK.nun idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden, gerekse ödemeyi yapandan geri alamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı H.G.K. 5.12.1984 tarih 387/997 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
O halde herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 6.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.